Bugun...



Erdoğan'ın 'Lozan' çıkışına tepki gelmeye devam ediyor!
Tarih: 30-09-2016 14:46:12 + -


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dünkü Muhtarlar Toplantısı'nda 'Bize Lozan'ı zafer diye yutturdular' açıklamasına tepki gelmeye devam ediyor.

facebook-paylas
Tarih: 30-09-2016 14:46

Erdoğan'ın 'Lozan' çıkışına tepki gelmeye devam ediyor!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün Cumhurbaşkanlığı'nda muhtarlara hitap ederken Lozan Barış Antlaşması'nı gündeme getirdi ve “Bağırsan sesinin duyulacağı adaları biz Lozan'da verdik. Birileri Lozan'ı zafer diye yutturmaya çalıştı. Zafer bu mu” diye sordu. Cumhurbaşkanı’nın Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü başta olmak üzere cumhuriyetin kurucu kadrolarını hedef alan bu sözlerine CHP başta olmak üzere çeşitli çevrelerden tepki geldi.  Ak Saray’daki Lozan’ı hedef alan bu sözlere en sert tepki ise İstanbul Barosu’ndan geldi.

 

 

İstanbul Barosu’ndan yapılan yazılı açıklamada “Lozan’a saldırmak Sevr Cephesinde yer almaktır” denildi. İşte önümüzdeki seçimlerde yeniden aday olmayacağını açıklayan Ümit Kocasakal’ın başında bulunduğu Baro’dan yapılan o açıklama;

 

 

“Lozan Antlaşmasıyla var olan Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanlığı makamında oturan kişinin, tarihi gerçeklerden yoksun, hangi ruh köklerinden beslendiğini tahminde zorlanmadığımız bir tutumla Lozan'ı küçümsemesi, Milli Mücadele Kahramanları olan delegasyon ve başkanına yönelik ağır ithamları üzerine konuya ilişkin düşüncelerimizi kamuoyuyla paylaşma ihtiyacı duyulmuştur. Emperyalizmin dilinde Şark Sorunu ( Doğu Meselesi ), Osmanlı imparatorluğunun paylaşımı ve tasfiyesi projesi idi. Bu paylaşım sulh yoluyla, masa başında halledilemeyince savaş kaçınılmazlaştı. Birinci Dünya Savaşı'nın çıkış nedeni Osmanlı mirasının yağmalanmasıdır.

 

 

Birinci Paylaşım Savaşının mağlubu Osmanlı İmparatorluğuna imzalatılan Mondros Ateşkesi sonradan dayatılacak intihar belgesinin, yani Sevr'in önsözü olarak tasarlanmıştı.

 

 

Türk milleti ya yok oluş ve zilleti kabul edip tarih sahnesinden temelli silinecek ya da “Ya İstiklal, ya ölüm” parolasıyla son savaşını yapacaktı. Ara çözüm olarak mandayı, yani emperyalizmin vesayeti altına girmeyi önerenlere karşı da cevap benzer şekildeydi: “Mandadan evvel İstiklal”

 

 

Bağımsızlık Savaşının lideri Mustafa Kemal Paşa, Milli Mücadelenin meşruiyet kaynağı TBMM'nin Başkanı olarak sivil, TBMM Ordularının Başkomutanı olarak askeri önderliği olmak üzere iki ağır görevi birlikte yürütmüştür.
Payitahtta Saltanat ve Hilafet Makamının fuzuli şagili (işgalcisi) Vahdettin ile Mütareke işbirlikçilerinin 10 Ağustos 1920'de gözü kapalı imzaladıkları Sevr paçavrası, Türk Milletinin azim ve kararlığı sonucu ulaşılan zaferle tarihin çöplüğüne atılmıştır.

 

Sıra cephede kazanılan askeri zaferin diplomatik sahada tescillenmesi, Yeni Türk Devletinin uluslar arası meşruiyetinin sağlanmasına gelmiştir. Uluslar arası diplomatik savaş Lozan'da verilecektir. Garp Cephesinin Muzaffer Komutanı İsmet Paşa, Mustafa Kemal Paşa tarafından Lozan'a gidecek Türk heyetinin başkanı olarak görevlendirilmiştir. Emperyalistler Osmanlı zamanında elde ettikleri ekonomik ve siyasal ayrıcalıkları bırakmak istememektedirler. Türkiye'yi ve Türk milletini askeri zaferi anlamsız kılacak bir sömürge olarak denetimlerinde tutma hesapları içindedirler.

 

Uzun ve çetin müzakereler neticesinde emperyalizmin diplomasi kurtlarına karşı haklı ve mazlumların temsilcileri galip gelecektir. Heyetimiz Lozan'da yalnızca Türklerin değil mazlum Şark milletlerinin direncinin ve taleplerinin de temsilcisi olarak görülmüştür.  Atatürk Lozan Antlaşması için: “ Bu antlaşma Türk milleti aleyhine asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr Anlaşmasıyla tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın ortadan kalkmasını ifade eder bir belgedir” demektedir.

 

Lozan, siyasi ve hukuki meşruiyeti tescillenmiş bir devletin yurttaşları sıfatıyla hepimizin paydaş olduğu müşterek tapu olarak değerlendirilmelidir. Türkiye'nin hasmı olsun, dostu olsun yabancı kişi, kurum ve devletlerin Lozan'la ilgili değerlendirmeleri Türkiye'nin tapu senedi olduğu yolundadır.

 

 

Durum böyle iken politik dünyamızın, siyasi iktidarın zirvelerinde bululan kimilerinin Lozan'la ilgili olumsuz değerlendirmelerinin, bir türlü içlerine sindirememelerinin nedenleri üzerinde düşünülmelidir. Milli Mücadele yıllarında Ankara'ya karşı teslimiyetçi Mütareke hükümetlerinin, işbirlikçilerin, Sevr imzacılarının safında bulunanların günümüzdeki manevi mirasçılarının Lozan'la ilgili takıntıları bahsettiğimiz geçmişte aranmalıdır.
Kurtuluş Savaşı'nın Başkomutanı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Birinci Cumhurbaşkanı ile son Cumhurbaşkanı'nın Lozan'la ilgili değerlendirme ve yaklaşımlarının birbirine tamamen ters olması ülkenin sürüklendiği yerin ibretlik örneğidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesiyle, uluslararası meşruiyetini sağlayan hukuk belgesiyle sorunlu bir Cumhurbaşkanının, ayaküstü, tarihsellikten ve bilimsellikten yoksun bir kıraathane söylemi tutturması, Türkiye'nin dışarıdaki saygınlığını da ciddi ölçüde zedelemektedir.  Cumhurbaşkanı 29.09.2016 tarihli muhtarlara yönelik konuşmasında, TBMM tarafından onaylanmış ve hukuki manada kesinleşmiş Lozan'la ilgili küçümseyici, alaycı beyanları, dilinden düşürmediği milli irade ve Yasama organının üstünlüğü söylemini inkâr anlamına da gelmektedir.

 

 

Cumhurbaşkanının Lozan Antlaşmasının 93. Yıldönümü münasebetiyle yayınladığı ve halen Cumhurbaşkanlığı resmi sitesinden silinmemiş olan mesajından alıntılanan aşağıdaki ifadeleri kendilerine hatırlatmak istiyoruz:
“Bugün, Cumhuriyetimizin kurucu belgesi olan Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasının 93. yıldönümüdür.
Aziz milletimizin inanç, cesaret ve fedakârlıkla elde ettiği zafer, Lozan Antlaşması ile diplomasi ve uluslararası hukuk alanına taşınarak tescil edilmiştir.

 

 

Bu anlaşma, yeni kurulan devletimizin tapusu niteliğindedir.

 

 

Lozan Antlaşması'nın içeriği, bu anlamda başta milli irade ve demokrasi olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti'nin sahip olduğu temel ilkelerin değeri, bugünlerde çok daha iyi anlaşılmaktadır.”

 

 

Bu hatırlatmadan sonra da Cumhurbaşkanına sormak istiyoruz: Lozan'la ilgili hangi tarihli beyanınız gerçek düşüncenizdir Hangisi muhtemel bir aldatılma sonucu söylenmiştir

 

 

Cumhurbaşkanından beklentilerimiz, Lozan'ın kazanımlarının göz ardı edilmesi anlamına gelen gerçek dışı, anlamsız polemiklere bir an önce son verilmesidir. Uluslar arası diplomatik zaferle elde edilen ve tescillenen siyasi sınırlarımızın, Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizin, Hatay'ın, İskenderun'un güvenliğinin ve huzurunun sağlanmasıdır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin siyasi varlığının sürdürülebilmesi konusundaki tutarlılık ve kararlılığın sürdürülmesidir. Mevcut iktidar döneminde Lozan'a ve uluslar arası hukuka aykırı olarak Yunanistan tarafından el konulmuş olan adalarımızın işgalden kurtarılmasıdır. Son beklentimiz ise bu tür istisnai makamlarda bulunanların o makamların ağırlığının ve saygınlığının hakkını vermeleridir.

 

 

Emperyalizme karşı destansı bir mücadele ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin doğum belgesi ve tapusu olan Lozan Barış Antlaşmasını, başta Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü olmak üzere kurtuluş kahramanlarını Türk Milletinin gönlünden ve vicdanından silmeye ve itibarsızlaştırmaya kimsenin gücü yetmeyecektir”




Kaynak: mansethaber



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Türkiye 'Baba'sını kaybetti
    Türkiye 'Baba'sını kaybetti
  • HDP Diyarbakir mitinginde patlama
    HDP Diyarbakir mitinginde patlama
  • Melih Gökçek Bülent Arınç Kavgasından Capsler...
    Melih Gökçek Bülent Arınç Kavgasından Capsler...
  • Türk vekilin pozları olay oldu
    Türk vekilin pozları olay oldu
  • Suriye ateş altında
    Suriye ateş altında
  • Bebişler
    Bebişler
  1. Türkiye 'Baba'sını kaybetti
  2. HDP Diyarbakir mitinginde patlama
  3. Melih Gökçek Bülent Arınç Kavgasından Capsler...
  4. Türk vekilin pozları olay oldu
  5. Suriye ateş altında
  6. Bebişler
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Başbakan Davutoğlu'ndan üçlü koalisyon çağrısı!
    Başbakan Davutoğlu'ndan üçlü koalisyon çağrısı!
  • Bülent Arınç'ın Gökçek'le ilgili 3 konuşması...
    Bülent Arınç'ın Gökçek'le ilgili 3 konuşması...
  • İşte Chp'nin, Merkez Türkiye Yüzyılın Projesi Tanıtım Filmi
    İşte Chp'nin, Merkez Türkiye Yüzyılın Projesi Tanıtım Filmi
  • Demirtaş, HDP’nin 'seçim manifestosu'nu seslendirdi..
    Demirtaş, HDP’nin 'seçim manifestosu'nu seslendirdi..
  • Atatürk ve çocuklar...
    Atatürk ve çocuklar...
  • NTV canlı yayınında NTV'ye saydırdı!
    NTV canlı yayınında NTV'ye saydırdı!
  1. Başbakan Davutoğlu'ndan üçlü koalisyon çağrısı!
  2. Bülent Arınç'ın Gökçek'le ilgili 3 konuşması...
  3. İşte Chp'nin, Merkez Türkiye Yüzyılın Projesi Tanıtım Filmi
  4. Demirtaş, HDP’nin 'seçim manifestosu'nu seslendirdi..
  5. Atatürk ve çocuklar...
  6. NTV canlı yayınında NTV'ye saydırdı!
VİDEO GALERİ
YUKARI